Sınırlı Sayıda

İngilizce Yazma Becerilerinizi Geliştirin

#ÖğrenmeyeDevam

Essay Killer

Eğitmeniniz: Öğr. Gör. Sefa Kırlı

İndirim Kodu: SEPTEMBER20

İndirim 30 Eylül 2020 saat 11:15'e kadar geçerlidir.

EĞİTMENİNİZ İLE TANIŞIN

Öğr. Gör. Sefa Kırlı

Öncelikle cevap vermemiz gereken soru nedir?

Neden  bazı insanlar İngilizeyi akıcı bir şekilde kullanırken bazıları belli bir noktada takılıp kalmaktadır?

Eğer siz de o "takılıp kalanlar" başlığı altında yer aldığınızı düşünüyorsanız muhtemelen aklınızda aşağıdaki yanlış fikirler vardır.

  • Dil eğitimi en iyi yurtdışında alınır.

  • Bir dili iyi öğrenebilmek için çok fazla zaman ayırmak gerekir.

  • Benim dile yatkınlığım yok.

  • Dil eğitimine tonlarca para harcamak gerekir.

  • Haftalık 10-15 saat kurs almak gerekir.

Ancak cevap bunlardan hiç biri değildir.

Bazı insanlar İngilizeyi akıcı bir şekilde kullanırken bazıları belli bir noktada takılıp kalmasının tek sebebi...

İngilizce öğrenmeye olan yaklaşımdır.

ve ne yazık ki...

Birçok kişi dil öğrenmeye yanlış şekilde yaklaşır.

Bakalım şu hikaye size tanıdık gelecek mi?

Kurs Hikayesi:

Dil eğitiminize başladınız bir süre kurs aldınız. Aldığınız eğitim boyunca belirli pratik yapma fırsatları yakaladınız ancak kurs biter bitmez kışlıkların dolaba kaldırılması gibi İngilizce de kenara kaldırıldı çünkü kullanım alanı bulamadınız.

Yurtdışı Hikayesi:

Baktınız ki bu işi öğrenmenin en ideal yolu İngilizce'nin konuşulduğu ülkelerde eğitim görmek. Siz de böyle bir programa yazıldınız. Kalacak yer, uçak bileti ve eğtim ücreti için güzel bir ödemenin ardından 2 aylık yurtdışı eğitim maceranıza başladınız. Başlarda utangaç olsanız da sonraları giderek açıldığınızı gördünüz. Haftalık ders programınız 16-20 saat arası ve sabahtan derslere öğleden sonra da gezmeye gittiniz. Sonra ülkeye döndüğünüzde bir miktar özgüven kazansanız da 2 aylık kursun dişinizin kovuğuna yetmediği gerçeği ile karşılaştınız. 

Dil Eğitim Uygulamaları:

Az çok aşina olduğunuz "pratik olmazsa olmaz" sözüne güvenerek günlük olarak dil eğitimi uygulamalarına sardınız böylece her gün 15-20 dakika pratik yaparak elde ettiğiniz seviyeyi korumaya çabaladınız ancak bir süre sonra bu uygulamaların tekrardan oluşan yapıları içinde sıkılmaya başladınız. 15-20 dakikaya bile eliniz gitmez oldu.

Tüm bunları denemenize rağmen hala işler istediğiniz gibi gitmedi çünkü sadece bilgisayar oyunu oynayan kuzeniniz bile sizden daha akıcı bir şekilde konuşuyor.

Hikayeler tanıdık geldi mi?

 

Ekran Resmi 2018-10-21 13.35.50.png

Dil eğitiminde ilerlemenizin önündeki 3 mit

Belki maruz kaldığımız reklamlar, belki yıllardır süregelen bir yanlış anlaşılmadan kaynaklı ancak daha dil öğrenmeye başlamadan öğrencilerin yabancı dilde başarılı olmalarının önündeki engel şu 3 mite inanmış olmalarıdır. 

MİT #1: DİL EĞİTİMİ YURTDIŞINDA ALINMALIDIR

Bir dil edinebilmemiz için ona maruz kalmamız bir şart ve yurtdışında çıktığımızda ister istemez öğrenmek istediğimiz dili kullanmak zorundayız. Bu da bize minik bir avantaj kazandırabilir ancak şart değildir.

Yurtdışında olmamız dile maruz kalışımızı önemli ölçüde değiştirmeyecektir. Üstelik şöyle de bir gerçeği kabul etmemiz gerek, eğer bir dil kursu veya yurtdışı eğitim programıyla gidiyorsak illa çevremizde bizim gittiğimiz okulu seçen ve anadilimizi konuşanlar olacaktır. Bu durum da ciddi paralar ödediğimiz yurtdışı dil eğitiminden beklediğimiz ve zaten mühim olmayan etkiyi kıracaktır. 

Eğer mühim olan dile maruz kalmamız ise bu daha çok bizimle alakalıdır, çevremizle değil. Yurtdışı deneyimimizden daha etkili şekilde kendimizi öğrenmek istediğimiz dil ile çevreleyebilir, ciddi paralar ödemeden bunu başarabiliriz.

Peki nerede yanlış yaptınız?

Muhtemelen İngilizce öğrenmeye karar verdiğiniz anda hata yaptınız çünkü büyük ihtimalle bir yol haritası olmadan yola çıktınız.

 

En büyük hata dil eğitiminin satın alınabilir bir şey olduğu düşüncesidir. 

Ne yazık ki dil eğitimi için para ve zaman harcamak gerekir ancak bunların yapılması bir sonuç getirmez. Herhangi bir kurstan 2-3 kur dil eğitimi satın almak, bir uygulamanın belli bir bölümünü bitirmek veya yurtdışında birkaç aylık eğitim almak dille olan mücadelenize bir katkı sağlamayacaktır çünkü sizin için bir yol haritası çizmeyecektir.

Üstelik çabalarınızın sonuç vermemesi motivasyonunuzu kıran en büyük etkendi. Üstelik aldığınız eğitimlerin amacı, sonunda öğrenilmiş çaresizlikle bu işi bırakan bireyler değil, yol haritasında bir sonraki adıma hazır bireyler yetiştirmek olmalıdır.

Geçmişteki başarısız girişimlere rağmen

hala bu konuda başarılı olabilirsiniz.

Bir yabancı dil öğrenmek dünyamızı genişleten, farklı kaynaklara ulaşmamızı sağlayan, gezilerimizi kolaylaştıran ve diğer kültürleri daha derinlemesine incelememize izin veren bir durumdur.

Anadilimiz dışında bir dil konuşmak, o dildeki insanlarla iletişim kurabilmemize olanak sağlar. Kültürel sınırları ortadan kaldırır. İş dünyasında bizlere hizmet eden güzel bir araca dönüşür ve okulda araştırmalarımızı genişletebilmemize olanak sağlar.

Seyahatlerimizi düşündüğümüzde sadece mekansal bir yolculuğa değil de kültürel bir yolculuğa da bizi sürükler. İçinden geçtiğimiz şehirlerden, ülkelerden ve toplumdan daha fazla tat almamızı sağlar.

 

"İyi güzel hoş da, Sefa hocam nasıl öğreneceğiz biz bu İngilizceyi?" dediğinizi biliyorum. Öncelikle dil öğrenmeyle ilgili şu 3 mite bakalım. 

MİT #2: DİL EĞİTİMİ İÇİN CİDDİ PARALAR ÖDEMELİYİZ

Para hepimizi uzmanlara ulaştıran bir etkendir evet ancak tek etken değildir. İnternetin bu denli büyüdüğü ve sonsuz bir kaynak oluşturduğu dönemde ödediğimiz paralar bizim yerimize dil öğrenme ile olan mücadelemizi çözmez.

Örneğin motorsikletimiz bozulduğunda bunu para karşılığı tamir ettirebiliriz ancak dil edinimi böyle değildir. Kaliteli eğitimler, eğitmenler ve kitaplar elbette etkisi yüksektir ancak eğer sorunumuzu ve bunu nasıl çözeceğimizi biliyorsak kendimize faydalı olabiliriz. Yani asıl mesele ne kadar ödediğimiz değil doğru ve bize uygun bilgiye erişebilmektir. Günümüzde internetten öte ücretsiz bir kaynak yok ve inanın biz eğitmenler de bu kaynağa sıklıkla başvururuz.

Ancak internet gibi açık bir kaynak bilgi kirliliğini de beraberinde getirecektir. İşte dil eğitimi konusunda ciddi paralar ödemekten daha dikkatli olunması gereken bu bilgi kirliliğidir. O yüzden iyi bir analizle neye ihtiyacınız olduğunu görmek ve buna yönelik hareket etmek en doğrusudur. Yani konu yine doğru yol haritasına sahip olmakla alakalıdır.

MİT #3: BENİM DİLE YATKINLIĞIM YOK Kİ!

Ne yazık ki zaman zaman öğretmenlerde de duyduğum bir tabir bu ve inanmadığım bir gerçek. Evet dil yeteneği dediğimiz bir gerçek vardır. Mesela ben konuşurken çok tutuk olduğumu biliyorum. Akıcı ve etkileyici konuşamadığımı düşünüyorum, oysa bazı arkadaşlarım bu konuda çok iyiler. Ancak iş yazmaya geldiğinde bir çok arkadaşımdan daha iyi yazılar çıkartabileceğimin de farkındayım. Eşim Berçin, benden çok daha fazla kitap okuyor çünkü çok daha hızlı okur bense ondan daha düşük hızla okuyorum. Yakın arkadaşım Burak farklı yörelerin aksanlarını taklitlerini yapmakta çok iyidir. Bu yazdıklarımın hepsi Türkçe'yle yani anadilimle ilgili.

Diller içlerinde farklı beceriler barındırır ve bir becerinin diğerinden ağır olması kendi anadilimizde bile var olan bir durumdur. Bunda bir yanlış yoktur. Önemli olan bizin nasıl bir yeteneğe sahip olduğumuzu keşfetmektir. Bir de eksiği olduğumuz noktaları iyi belirlemek ve bunu üzerine gitmek. Ne yazık ki İngilizce öğrenen öğrenciler kendilerini sadece "konuşma becerisi" ile değerlendirir ve bu konuda iyi olamadıklarında dile yatkın olmadıklarını düşünürler.

ysa konuşma becerisi bile kendi içinde alt başlıklara ayrılabilir ve her bir başlık farklı beceri ve eğitimler gerektirir. Diksiyon, ikna, topluluk önünde konuşma veya birebir konuşma her biri kişiden kişiye farklılık gösterir. Dil dediğimiz de 4 ana beceriden oluştuğu için kendimizin ne konuda daha etkili olduğunu keşfetmek iyi bir başlangıç noktası olacaktır çünkü güçlü olduğumuz beceri sayesinde diğer becerileri de geliştirmemiz mümkündür.

Güzel haber: Bu işin kanıtlanmış bir çok yöntemi bulunmaktadır.

Bin yıllardır insanlar dil edinmek için çaba harcamaktadır ve bunun bir sonucu olarak da ideal sonuçlara ulaşılan yöntemler geliştirilmiştir. Doğru bir yol haritası izleyen eğitim sistemlerinin veya dil eğitimi hususunda iyi bir politika benimsemiş ülkelerin sonuçları buna güzel birer örnek olabilir. Buraya kadar dil öğrenmenin nelerle ilgili olmadığını konuştuk, peki dil edinmek neyle ilgili? Bunun doğru yöntemi nedir?

ancak...

İlk yapmamız gereken şey dile olan yaklaşımımızı değiştirmemiz gerekir. Bunun için de çocukluğumuza inmek gerekir. Öyle psikologların yaptığı gibi değil, anadilimizi nasıl edindiğimizi anlamak yabancı bir dil edinmemizde bize yardımcı olacaktır.

Çocuklar dili nasıl edinir?

Kendi anadilimizi edinirken aşağıdaki 4 adımdan geçeriz.

1. Dinleme Becerisi (Listening Skill): Öncelikle dile uzun bir süre maruz kalırız ve çevremizi sıklıkla dinleriz. Kendi anadilimize, okuma, yazma ve konuşma becerilerimizden önce anlama becerilerimiz gelişir. Özellikle İngilizce öğrenen kişiler bu sebeple "Ben anlayabiliyorum ama konuşamıyorum" klişesini söylerler.

2. Konuşma Becerisi (Speaking Skill): Dinlemeye yeterince maruz kalan çocuklar duyduklarını taklit ederek çevrelerindekilerle iletişime geçmeye çalışırlar ve konuşma becerilerini geliştirirler. Burada taklit oldukça önemlidir. İçerisinde aksanı, tonlamayı veduyguyu da barındırır. 

3. Okuma Becerisi (Reading Skill): 7 yaşımıza kadar dili çevremizle iletişime geçmekte kullanırız ancak bu iletişim sözeldir, yazıma geçmemiz eğitim hayatımızla başlar. Okula başladığımız öncelikle okuma, daha doğrusu okuduğunu anlama becerisi üzerine düşer

4. Yazma Becerisi (Writing Skill): Yeteri kadar okumanın ardından ilköğretim 3. sınıfa geldiğimizde artık bizlerden yazılı olarak kendimizi, duygu ve düşüncelerimizi ifade etmemiz beklenir ve yazılı bir şekilde anadilimizde kendimizi açıklayabiliriz.

Kendi anadilimizi edinirken kimse bizlere dil bilgisi (grammar) eğitimi vermemiştir. 7 yaşımıza kadar hiç bir dil kuralını öğrenmeden anadilimizi kullanabiliriz. Ayrıca anadilimizi edinirken kimse bizim için çeviri (translation) yapmak daha çok açıklama yapar, yani yeni bir kelimeyi veya kavramı anlayamadığımızda büyüklerimiz bize bunu açıklar.

Peki neden İngilizce öğretilirken

önümüze ilk olarak "dil bilgisi" sürülüyor?

Bunun tek bir cevabı olabilir, eski bir alışkanlık. Ne yazık ki ülkemizde müfredat odaklı bir dil eğitimi söz konusudur. O yüzden gerek eğitmenlerin gerekse sistemin sürekli olarak kendini yenilemesi, çağı yakalaması gerekir. Dünyadaki yaklaşımları, iyi örnekleri ve istenen sonuçları takip etmek lazım.

Eğer Türkçe'yi böyle öğrendiysek...

O zaman bizler anadilimizi nasıl edindiysek aynı yolu izleyerek kendimizi geliştirebiliriz. Yani demek istediğim ağır bir dil bilgisi eğitimi ile İngilizceye öğrenmeye başlamak yerine kendi öğrenme maceramızı Input-Output Teorisi olarak bilinen bir yaklaşımla değiştirebiliriz. Yapacağımız şeyse çok basit. 

Öncelikle dil becerilerini ikiye ayıracağız.

Aynı Türkçe öğrenirken olduğu gibi İngilizcede de algıladığımız becerilerimiz ürettiğimiz becerilerimizi geliştirir. Yani yeterince dinleme yaparsak bu bizim konuşmamızı şekillendirir çünkü bu konuda yeterli gözleme ve girdiye sahip oluruz. Aynı şekilde yeterli okuma ileride yazma becerisini geliştirir. Ayrıca unutmamak gerekir, algıladığımız becerilerimiz daha önce gelişir.

O yüzdendir ki sürekli olarak "Ben anlıyorum ama konuşamıyorum" der insanlar. Çünkü dili duymak ve algılamak konuşmaktan yani üretmekten önce gelişir. Türkçede de bu şekildeydi, bir yabancı dilde de bu şekildedir.

Bu yüzden algıladığımız becerileri "Receptive Skills", yani Input, yani girdi olarak adlandıracağı. Dili üretmemiz gereken becerileri ise "Productive Skills", yani Output, yani çıktı olarak adlandıracağız.

Çözüm de sorun da aslında bu!

İşte konuşmak isteyip de konuşamama, yazmak isteyip de yazamama sebebimiz bu. Sanıyorum kimse "Ya ben İngilizce Dil Bilgisine karşı ilgiliyim, öğreneyim dedim" şeklinde bir söylemle bu yola çıkmıyordur. Hemen hemen hepimizin amacı yazılı veya sözlü olarak karşımızdakilerle iletişime geçmektir. O zaman üretmek istiyorsak öncelikle biz dinleme ve okuma becerileri için çokca materyal tüketmeliyiz. Yani bir girdi (input) olmadan bir çıktı (output) beklemek çok yanlış olur.

DSC02151 kopya.JPG

Merhaba, ben Sefa Kırlı!

Daha çok küçükken yabancı müzik dinlemekle başladı ilgim, daha sonra da yabancı şarkılar çalmakla devam etti. Simav Anadolu Öğretmen Lisesi Yabancı Dil Bölümü ve ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümünden mezunum. Bu iki okulda da hem dil hem de pedogoji üzerine odaklanmam dil eğitimi hakkındaki fikirlerimin temellerini oluşturdu bende.

2010 yılında Estonya'nın Tartu şehrinde bir çok farklı okulda görev aldım. Stajyer öğretmen olarak katılımcısı olduğum Comenius Projesi İngilizce dinleme becerileri üzerineydi ve Tartu Üniversitesi'nde gerçekleşen bu proje sayesinde ilk defa yurtdışında öğretmenlik yapma fırsatı buldum, bu esnada Dokuz Eylül Üniversitesi'nde son sınıfta olmam ve bir nevi öğretmenliğe bu şekilde başlamamın bende çok büyük etkisi oldu.

 

Devamında 2011 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Hazırlık Sınıfı'ndaki görevime başladım. Burada hazırlık sınıfı dışında Hemşirelik Fakültesi ve Devlet Konservatuvar'ında Genel ve Mesleki İngilizce dersleri verdim.

2012 yılında Finlandiya'nın Helsinki şehrine yerleşerek dört farklı okulda İngilizce öğretmeni olarak çalıştım. Comenius Dil Asistanı olarak görev yaptığım bu dört okul başlı başına bir kitap konusudur benim için. Dünyanın en iyi eğitim sistemini "katılarak gözlemleme" diyebileceğimiz bir yöntemle inceleme fırsatım oldu. Hatta bu okullardan bir tanesi Immersion School dediğimiz türden bir okuldu. Buradaki öğrenciler erken yaşta %100 İsveçce eğitim dile ile ilköğretime başlıyorlardı, anadilleri Fince olmasına rağmen.

Helsinki'de geçen 1 senenin ardından ülkeme dönüp vatani görevimi yapmak üzere orduya katıldım. Yedek Subay olarak Kara Kuvvetleri Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda askeri öğrencilerin İngilizce derslerine girdim. Buradaki 1 senenin ardından da 2014 yılında Yaşar Üniversitesi Yabancı Diller YÜksekokulu'daki görevime başladım.

2017 yılında İsveç'e giderek Linnaeus Üniversitesi'ndeki İngilizce Öğretmenliği Bölümü'nde "Online Eğitim Verme" ve "İngilizce Ders Planı Oluşturma" üzerine öğretmen adaylarına dersler verdim. Umarım bir gün Norveç ve Danimarka'da da eğitimler vererek kuzeyi tamamen keşfedebilirim.

Yine 2017 yılından bu yana dünyanın en büyük 3 online eğitim platformlarından birisi olan Udemy'de online eğitimlerimi yayınlamaktayım. İngilizce'nin dışında benim de yıllar önce müzik öğretmenim olan bağlama eğitmeni Erdoğan Erken ile bağlama çalımı, eski iş arkadaşım Angie Woodmansee ile İngilizce paragraf yazımı ve dünyalar güzeli eşim Berçin Erben ile İnterrail rehberi üzerinde eğitimlerim bulunmaktadır. Şu ana kadar 59 farklı ülkeden 17 farklı dili konuşan 7,000'in üzerinde öğrencimiz oldu Udemy'de. Bu bir eğitmen için inanılmaz bir deneyim.

Son zamanlarda da YouTube üzerinden Duolingo, Busuu, Memrise ve Cambly gibi dil eğitimi uygulamalarını test ederek fikirlerimi aktardığım içerikler üretmekteyim.

Şimdi ise sizlere kendi online eğitimlerimi tanıtmak için can atmaktayım...

İngilizce Yazma Becerilerinizi

3 Adımda Geliştirin

Sistemli bir şekilde sıfırdan cümle yazımı, devamında paragraf yazımı ve sonrasında İngilizce makale ve fikir yazıları yazabileceğiniz, adım adım giden 3 eğitime katılabilirsiniz. İngilizce seviyenize göre bu eğitimlerden herhangi birinden başlayabilir, yola o noktadan devam edebilirsiniz.

Türkiye'deki bir çok üniversitede de aynı adımlar izlenmektedir çünkü dili üretebilmek için belirli adımları takip etmek gerekir. 

Adım 1: Sentence Killer

Bu eğitim tamamen ücretsiz olup, Başlangıç, A1-A2 seviyesinde, yani Elementary seviyedeki öğrenciler için tasarlanmıştır. Özellikle bassit cümle kurumları, cümleleri oluşturan öğeler ve bunların kullanım şekilleri üzerine duran eğitim setine aşağıdan katılabilirsiniz.

Adım 2: Paragraph Killer

Yazma eğitimindeki diğer bir adım paragraf yazımı, bu konudaki teknikler, paragrafın oluşturan yapılar ve düzenleme yöntemleridir. Ayrıca paragraf türleri de bu eğitimin bir parçasıdır. B1 seviyedeki öğrenciler, yani Orta-altı (Pre-intermediate) için uygun bir eğitimdir. Yıllardır gözlemlerim şunu gösteriyor. İngilizce cümle yazabilen hemen herkes paragraf yazımını atlayarak essay yazmaya kalkıyor ancak yazmadaki önemli basamaklardan bir tanesi de güçlü paragraflar oluşturabilmektir.

Adım 3: Essay Killer

B2 seviye ve üzeri için hazırladığım bu eğitimde 5 paragraflık fikir yazıları üzerine durdum. Özellikle üniversitelerde makale yazımının ön koşulu diyebileceğimiz bu adımda Essay oluşturma, Outline çıkartma, Fikir üretme teknikleri, yazının iskeletini çıkartmak ve yazmanın ardından yazıyı düzenlemek üzerine yoğunlaştım. 

İngilizce Öğrenenler İçin Güzel Bir Kaynak

Temel 4 beceriden bir tanesi olan yazma becerisini adım adım geliştirmek için buradan başlayabilirsiniz ayrıca bu eğitimin online (çevrimiçi) olmasının bir çok faydası da var.

✓ Derslere ömür boyu erişim.

✓ Mekan sınırlaması olmadan eğitim alabilirsiniz.

İstediğiniz saatte eğitime devam edebilirsiniz. Müfredat önceden oluşturulduğu için dilediğiniz yerde durabilir, geri gidebilir veya ileri alabilirsiniz.

✓ Tüm cihazlardan online olarak takip edebilirsiniz.

✓ Eğer offline çalışmak isterseniz telefon ve tabletlere Udemy uygulamasını indirerek eğitimleri indirebilir, internetin olmadığı yerlerde eğitime devam edebilirsiniz.

✓ İndirilebilir kaynaklara erişebilirsiniz.

✓ Takıldığınız noktalarda Udemy üzerinden bana sorular yöneltebilirsiniz.

✓ Eğitimlerin sonunda sertifika edineceksiniz.

✓ Udemy'nin 30 gün para iadesi garantisi vardır.

Eğitime katılanlar neler düşünüyor?

Bu eğitim setini almam benim için yararlı oldu hayatımda ilk defa elime kağıt kalem alıp ingilizce bir şeyler yazdım ve ingilizcemin geliştiğini hissettim ayrıca üniversitem essay ödev verdi ben de nasıl essay yazılır bilmediğim için ilk bu eğitim setini aldım sefa hocam konuyu çok sade ve eğlenceli bir dille anlatmış kafamda neler yapmam gerektiği oturdu şimdi essay killer eğitim setine ardından essayimin başına teşekkür ederim hocam

Sefa hocam ilk önce Essay yazma dersinizi aldım ve baktım ki Paragraf yazamadan Essay biraz zorluyor, bu derse kaydoldum. Sanıyorum hepsi adım adım gidiyor. Sade ve üniversite öğrencilere uygun bir ders olmuş! Elinize sağlık!

Paragraf yazmanın bütün incelikleri gayet iyi bir şekilde açıklanmış. Tavsiye ederim. Okulda essay öğreniyorum ancak paragrafı bilmeden essayde tıkanıyordum hep.

İngilizce eğitim görüyorum. Hazırlık Sınıfı okuyup Akademik İngilizce almış biri olarak çok sade ve anlaşılır olduğunu, işe yaradığını düşünüyorum.

Aklınıza takılabilecek diğer sorular...

YouTube'da bir sürü essay yazma videosu var, buradaki eğitimden farkı nedir?

Muhteşem bir soru! Özellikle deneyim farkını gözetmek gerek. 2010 yılından bu yana çok farklı ülkelerde çok farklı yaş gruplarının İngilizce öğrenme süreçlerine tanık olmuş biri olarak eğitim setimde özellikle çoğu öğrencinin takıldığı bölümlere ağırlık verdim ve açıklık getirdim. Ayrıca tutorial şeklindeki videolardan öte bu işin A'dan Z'ye nasıl yapılacağını içeren formal bir eğitim seti sizlere daha faydalı olacaktır. YouTube üzerinde dağınık da olsa hemen her şeyi bulabiliriz ancak bu eğitim sizi adım adım taşıyacak, özenle sıralanmış bir müfredat ve alıştırmalar içeriyor.

Hiç İngilizce bilmiyorsam bile bu eğitimlere katılabilir miyim?

Elbette. Bu eğitim seti, yazma becerisine sıfırdan başlıyor ve yaklaşık olarak üniversitelerde 9 ayda gösterilen her şeyi kapsıyor. Siz de diğer becerileriniz yanında yazma becerinizi en baştan başlayarak ilerletebilirsiniz. Eğer İngilizce seviyenizi biliyorsanız daha hızlı olmak için daha ileri bir noktadan başlamanız da mümkün.

Bu eğitimler kimlere göre değildir?

Özellikle essay yazmayı iyi öğrenmiş öğrenciler daha ileri seviyede yazım türleriyle haşır neşir olabilirler. Bu eğitimleri almak zorunda değillerdir. Eğitimler A1, A2, B1 ve B2 seviyedeki öğrenciler için uygundur.

Eğitimlere ne kadar erişebilirim?

Ömür boyu. Udemy bu garantiyi veriyor. İleride bu eğitimleri silsem dahi Udemy sizin kütüphanenizde bu eğitimleri saklıyor ve ömür boyu erişiminiz oluyor. Bir kitap almış gibi düşünün kendinizi. İhtiyaç duyduğunuzda geri dönüp istediğiniz bölümü dilediğiniz kadar tekrar edebilirsiniz. Bir kere kaydolduktan sonra her daim sizin oluyor bu eğitim setleri.

Eğitimlerden verim almazsan ne olacak?

30 gün içerisinde iade edebilirsiniz. Udemy ödediğiniz paranızı tamamını iade edecektir. Udemy bunu da garanti ediyor ve çok etkili bir iade politikası var.

Eğitimin sonunda nasıl bir sertifika alabilirim?

Her bir eğitimi tamamladığınızda bunun kanıtı olan bir bitirme sertifikası hazırlanmasını Udemy'den isteyebilir, bu sertifikayı da CV'nize ekleyerek başvurularınızda kullanabilirsiniz. Adınıza düzenlenen bu sertifikanın yüksek bir geçerlilik oranı vardır. 

DSC01872.JPG

Eğitmeninizden kısa bir mektup...

Ne yazık ki çağımız bilgi kirliliği ile birlikte geliyor. İşte sırf bu yüzden kendi bildiklerimi sadece okuldaki öğrencilerimle değil sizlerle de buradan paylaşıyorum ve düzenli bir eğitim seti oluşturarak öğrenmenin önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyorum. 

Size düşense bu eğitimde sıkça değindiğin püf noktalarını sıkı sıkı uygulamanız ve öğrenme sürecinde kendi yolunuzu çizmeniz. Ne yazık ki üniversite çağına gelene kadar aldığı İngilizce derslerine rağmen İngilizce öğrenememiş bir çok insan var. Bu kişilerin neden öğrenemedikleri bir çok araştırmanın, çalışmanın ve makalenin konusu. Benim de mesleğim bu. Dil eğitimini en ideal hala getirmek ve en doğru şekilde, çağa uygun şekilde öğretmek. Umarım bunu başarabiliyorumdur.

Bu eğitim setlerini oluşturmak saatlerimi alıyor. Bir çok ekipman gerektiriyor. Edit süreci de cabası ancak öğretmenin temelleri değişmiyor ve ben en iyi bildiğim işi sizlerle en iyi şekilde paylaşıyorum. Emin olun takıldığınız her ne ise buna benzer bir takılmayla daha önce karşılaşmış, buna çözüm olmuşumdur. Eğitmeninizin çıkabilecek sorunları öngörmesi mühim bir beceridir. Bense tüm öngörülerimi gerek derslerimle gerekse YouTube videolarımla sizlere sunuyorum.

Hazırsanız sizlerin sanal da olsa dil eğitmeni ve danışmanı olarak İngilizce öğrenmenize yardım etmek istiyorum. 

- Öğr. Gör. Sefa Kırlı

İngilizce Yazma Becerilerinizi

3 Adımda Geliştirin

Adım 1: Sentence Killer

Bu eğitim tamamen ücretsiz olup, Başlangıç, A1-A2 seviyesinde, yani Elementary seviyedeki öğrenciler için tasarlanmıştır. Özellikle bassit cümle kurumları, cümleleri oluşturan öğeler ve bunların kullanım şekilleri üzerine duran eğitim setine aşağıdan katılabilirsiniz.

Adım 2: Paragraph Killer

Yazma eğitimindeki diğer bir adım paragraf yazımı, bu konudaki teknikler, paragrafın oluşturan yapılar ve düzenleme yöntemleridir. Ayrıca paragraf türleri de bu eğitimin bir parçasıdır. B1 seviyedeki öğrenciler, yani Orta-altı (Pre-intermediate) için uygun bir eğitimdir. Yıllardır gözlemlerim şunu gösteriyor. İngilizce cümle yazabilen hemen herkes paragraf yazımını atlayarak essay yazmaya kalkıyor ancak yazmadaki önemli basamaklardan bir tanesi de güçlü paragraflar oluşturabilmektir.

Adım 3: Essay Killer

B2 seviye ve üzeri için hazırladığım bu eğitimde 5 paragraflık fikir yazıları üzerine durdum. Özellikle üniversitelerde makale yazımının ön koşulu diyebileceğimiz bu adımda Essay oluşturma, Outline çıkartma, Fikir üretme teknikleri, yazının iskeletini çıkartmak ve yazmanın ardından yazıyı düzenlemek üzerine yoğunlaştım. 

© 2023 by HazırlıkSinifi.Com

Toplam Ziyaret

  • Siyah YouTube Simgesi
  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black Instagram Icon